5 Temmuz 2011 - 5 Ağustos 2011
Efendime söyleyeyim, vizeler biter bitmez “bu böyle gitmez aga, boş boş otur nereye kadar? hemen çıkayım da iş aramaya başlayayım” dedim ve şaka şaka. FM 2012 indirdim tabii. Oynamaya başlamamın üzerinden 24 saat geçmeden de ilk yazımı yazıyorum. Böyle de bir fikir oluştu kafamda. Baktım herkes FM maceralarını yazıyor, ben de dedim ki “benim neyim eksik amına koyayım?” aynen öyle. “amınakoyim” değil, “amına koyayım” selam lappap.
Kimi alsak, kimi alsak? Çok fazla seçenek yok aslında önümüzde. West Ham United, Fenerbahçe, İngiltere’nin daha alt liglerinden bir takım ya da Türkiye’nin alt liglerinden bir takım. Hazır West Ham, Championship’teyken alayım dedim ve her şey böyle başladı.
Çok ama çok yazık. Sam Allardyce zamanında Newcastle United’ın başındayken adının şikeye (şikenin rengi, her yerde aynı) karıştığı tespit edildi. Yeni geçmişti West Ham’ın başına ama bu olaylar nedeniyle mapusun yolunu boyladı. Şu sıralar sabah akşam dinledikleri şarkı buymuş: http://fizy.com/#s/1aht2k Ahmet Kaya’ya da selamı çakalım, zira bir kaç gün önce kendisinin ölüm yıl dönümüydü. Big Sam demişken, adamın yerinde olsam ilk işim West Ham falan değil, wikipedia’ya girip doğru dürüst bir resim koymak olurdu. Bu nedir hacı: http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/a/a0/Sam_allardyce.JPG Bu nedir?
Neyse, böyle giderse milletin bir sezonu yazdığı yazıya ben bir ayı sığdıramayacağım. Bu işin usulünün takım almadan, “boşta” olarak başlamak olması gerekir ama FM oynayanlar %75’i herhangi bir takımın başında, %24’ü de Manchester City’nin başında başlıyor oyuna. West Ham’a geçtim, transferler yapılmış. Kadro gayet güzel. E ama ben de transfer yapmazsam olmaz. Oyuncu olmasa bile teknik kadroya bir kaç ekleme gerekli. Bir kere elin Doğu Londra’sında tek başıma vakit geçmez. Aldım Okan Buruk’la Abdullah Ercan’ı yanıma. İngilizler okey oynamayı bilmiyor. Dördüncü lazım. Hem okeyi biliyordur, hem de İngiltere’de de bulundu çokça, yabancılık çekmez diyerek Jay Jay Okocha’ya da teklif götürdüm ama parayı beğenmedi adam. Zor oldu ama Stijn Vandenbroucke’ye öğretebildik. İngilizler diretiyor “ille de briç, ille de briç” diye. Eh sizi be: http://img46.imageshack.us/img46/3513/staffiv.png
Kadro yeterince geniş ama transfersiz olmaz dediğim gibi. Sunderland’den 700.000 Euro’ya Nyron Nosworthy’yi aldım. Hem iyi yedek, hem de ligi biliyor aga. Bu arada James Tomkins ile Jack Collison da tüm İngilizlerin gözdesi. En ciddi teklifi Newcastle United ile Aston Villa yaptı, 3.500.000 ile 5.000.000 Euro arasında değişen fiyatlara. Reddettim tabii. Lazım oğlum adamlar bana. Yoksa yüzüne bakmadığımız da oldu, dördüncü kalecim Peter Kurucz mesela. Southampton istedi 28.000 Euro’ya. Süründürdüm ibneleri. 35.000’e bıraktım sonunda. Ben bıraktım bırakmasına da, adamlar beceriksiz çıktı. İkna edemediler Kurucz’u mk. Elimde kaldı adam. Arda’ya benzemiyor mu lan? http://img14.imageshack.us/img14/5018/ardaxt.png Anaaa, aynı Arda.
Bir de Richard Kingson boştaydı. Sulanayım dedim, yedekte durur. O da biliyor buraları. Hem Türkçe de biliyor. Okey de biliyordur mk. Bonservisi de elinde. Yok, çalışma izni çıkmadı. Olmadı be http://twitter.com/#!/RichardKingson reyiz.
Gelelim hazırlık dönemine. Benim bütün FM oyunlarında en başarılı olduğum dönem. Yine öyle oldu. Önce Reserve takımla oynadım, 1-0 yendim. Sonra Galler’e gittik, kampa. Galler diyince akla gelenler sınırlı. Ryan Giggs, Tom Jones, Manic Street Preachers, Rugby. Cardiff’te, Jack Collison rehberliğinde kısa bir şehir turundan sonra önce Aberystwyth ile, sonra Llanelli ile, en son da Carmarthen ile hazırlık maçı yaptık ve sırasıyla 7-0, 5-0 ve 4-0 yendik bu takımları. Yazarken dinliyorum: http://fizy.com/#s/1dl9bw
Eve uğramadan yukarı çıktık. İskoçya’ya. Hamilton ile de bir hazırlık maçımız var. Onlara da 7 tane salladıktan sonra dedim ki; “ulan ne güzel, toplam beş maç, atılan gol 24, yenilen gol 0, verilen sakatlık 0” Küt, Sam Baldock antrenmanda ayak bileğini burktu. Neyse ki 2 hafta. Sezonun başlamasına da 1 hafta kalmış. İlk maçı kaçıracak. Gayriresmi sezon açılışını da kaçırdı. Espanyol’u evimizde ağırladık. İlk ciddi rakip. Net sikiyoruz oyun olarak ama kontrayla attılar golü. Resmi olmayan yediğim ilk gol. Neyse sonra iki korner, iki kafayla bitirdim işi. 2 hayır, 1 evet ile evine yolladık Espanyol’u. Bakın alt lig takımıyım ben. West Ham’ım ama alt lig. Kampın yıldızları açık ara Henri Lansbury, James Tomkins, Abdoulaye Faye. Hele Lansbury sol kanattan nasıl yardırıyor belli değil, ki asıl yeri olmamasına rağmen. Fikstür ve Sonuçlar için: http://img695.imageshack.us/img695/2637/fixturef.png
Önümüzde Crystal Palace deplasmanı var. Sezonu Selhurst Park’ta açacağız. Lig Kupası’na da ilk turdan başlıyoruz. İlk maç deplasmanda bir alt lig ekibi Wycombe ile. Asıl hedef FA Cup ama Lig Kupası’nda da ne kadar ileri gidersek o kadar iyi. Ana hedef ise tabii ki ligi lider tamamlayıp Premier’e yükselmek. Geçen gün toplantı yaptım çocuklarla; “geçen seneyi unutun” dedim, “avram grant sikti bıraktı, ne sizde heyecan kaldı, ne bizde şevk” O zamanlar taraftarız tabii. “bu sene bizim senemiz olacak” falan filan kısaca şuna benzer bir konuşma yaptım: http://www.youtube.com/watch?v=tnTsa4DJBB8 Motive oldular. Zaten yaş ortalamamız 24.
35.402 kişilik Boleyn Ground’un 23.800 koltuğu kombine biletlere ayrılmış durumda. Bu kombinelerin de 22.000’i satıldı şimdilik. 101 metre uzunluğunda, 64 metre genişliğinde sahamız var. Akademimiz var, onları yetiştiren kapı gibi oyuncularımız ve teknik kadromuz var. Kaptanımız Kevin Nolan, Sam Cowler’ı eğiten kalecimiz Robert Green var. İleride büyük bir tecrübe John Carew, alternatifleri Carlton Cole ve Frederic Piquionne var. “oley oley mark noble, west ham’ın çocuğu mark noble” var. BEN VARIM! Bu sene sike sike şampiyon West Ham!